TR  |  EN  |  RU
turkey turkey   azerbaijan kazakhstan kyrgyzstan turkmenistan uzbekistan kktc qha TAT BAŞQ
Ana Sayfa
Birlik Hakkında
Üye Haber Ajansları
Bildiri
Başkanın Mesajı
Tüzük
Haberler



KKTC
BÜYÜKELÇİ KURTTEKİN SON GÖREV YERİ LEFKOŞA’DAN EMEKLİLİĞE HAZIRLANIYOR...

--BÜYÜKELÇİ KURTTEKİN SON GÖREV YERİ LEFKOŞA’DAN  EMEKLİLİĞE HAZIRLANIYOR…

--“LEFKOŞA’DA GÖREV YAPMAK TÜRK DİPLOMATLARI İÇİN ONURDUR”

           

            Lefkoşa, 14 Aralık 08 (T.A.K./Nezire Gürkan):-Alışılmışın aksine 2 yıllık büyükelçilik döneminde toplumun, basının gündeminde fazla yer almadı. Gerek görev süresinin kısa olması, gerek ekonomik-siyasi krizler bakımından kısmen istikrarlı dönem, gerekse kişilik özellikleri nedeniyle fazla gündem olmadı. Davet edildiği her etkinlikte, protokolde hep gülen yüzü, sempatik tavırlarıyla karelere yansıdı. “Kırıldım, incindim” dediği olaylar yaşamasına karşın 2 yılda kamuoyuna açık herhangi bir söylemine, demecine rastlanmadı. Ama ayrılırken çarpıcı açıklamalar yaptı Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin.

            Ocak başından itibaren 65 yaş haddinden emekliye çıkmaya, önümüzdeki günlerde de KKTC’den ayrılmaya hazırlanan Büyükelçi Kurttekin, Lefkoşa’daki 2 yıllık görev süresini bir bayram gününde TAK muhabirine değerlendirdi.

            Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1960 yılından beri Türkiye Cumhuriyeti’ne ait büyükelçilik-elçilik ikametgahı olarak kullanılan  Çatalköy yakınlarındaki Villa Fırtına’da 3 saatten fazla süren röportajda Kurttekin, Kıbrıs konusundan ekonomik duruma, iki ülke ilişkilerinden zaman zaman elçiliğe yönelik eleştiri-ithamlara kadar her konuda sorulara samimi yanıtlar verdi, mütevazı ve sempatik tavırlarıyla dikkat çekti. Röportajdaki bazı ifadelerine, özellikle sendikalarla ilgili sözlerine tepki geleceğini ifade ederken “…zaten konuşmadan da ‘vali’ diyorlar…!” diye espriler yapmaktan kaçınmayan Kurttekin, her konuda, hemen hemen her cümlenin sonunda “Biz destek olacağız, teşvik edeceğiz ama her konuda çare sizsiniz, çözüm sizin elinizde” diyerek vurgu yaptı.

--40 YILLIK DENEYİM... DÜNYANIN FARKLI MERKEZLERİNDE GÖREV--

            Eşinin Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosu, tek kızının da üniversite eğitimini İngiltere’de sürdürmesi nedeniyle tatil dönemleri hariç KKTC’deki 2 yıllık görev süresini yalnız  geçiren Kurttekin, son 15 yılı büyükelçilik olmak üzere 41 yıldan beri Türkiye hariciyesinde görev yapıyor.  Londra, Malezya, Roma, Viyana, Suudi Arabistan, Cenevre gibi merkezlerin ardından 2006 sonunda Lefkoşa’ya atanan Kurttekin, “Tüm görev yerleri önemli ama Kıbrıs’ın yeri başka. Burada görev yapmak her Türk diplomatı için onurdur, ayrıcalıktır” diye konuştu.

--TANIMAK, TANIŞMAK İÇİN ZAMAN YETMEDİ--

            Her Türk diplomatı gibi Kıbrıs konusunu yakından izlediğini, farklı merkezlerde görev yaparken Kıbrıs konusuyla yakından ilgilendiğini, ancak Lefkoşa’da  Büyükelçilik öncesinde çalışmadığını anlatan Kurttekin, özetle şunları söyledi:

“Benden önceki arkadaşlar, örneğin Ertuğrul Apakan, Aydan Karahan büyükelçilik öncesinde de farklı görevlerle burada çalıştıkları için daha yakından tanıma, tanışma imkanı buldular. Benim zamanım yetmedi çok fazla haşır neşir olmaya. Zamanım zorunlu olarak masa başında geçti. Gece 9’lara kadar çalıştım. Kapım herkese hep açık oldu. Birçok yeri dolaşmaya çalıştım ama yeterli olmadı.”

           --YA DERT YANMAK, YA TALEP İÇİN GELİNİYOR...--

Devlet ve hükümet temsilcileri ile siyasiler ve anayasal kurumlar yanında toplumun diğer kesimleriyle de samimi ilişkiler kurmaya özen gösterdiğini, hayvancıdan çiftçiye, narenciyeciden diğer kesimlere kadar sektörel sorunları dinlediğini anlatan Kurttekin, Büyükelçi Hayati Güven’in KKTC’den ayrılırken “portakalımı al ve sat diye talep edenler oldu” şeklindeki açıklamasına atıf yaparak, şunları anlattı:

            “Bana ‘portakalımı al ve sat’ diyen olmadı ama sorunlar bitmedi, belki şekli değişti. Gelenler ya dert yanmaya, ya da talepte bulunmaya geliyor zaten. Her biri kendi alanındaki sorunları aktarıyor. Benim genel yaklaşımım da ‘yapabileceğimiz katkıyı yaparız ama siz çözüm üretip ilgili merkezlerinize iletin’ oluyor. Yani çözümde en önemli katkıyı siz koyacaksınız, çözümü ben değil siz bulacaksınız ve  bu kapasiteniz var…”

                 --ÇÖZÜM YOK ÇÜNKÜ SİYASİ YAKLAŞILIYOR...--

            Kıbrıs Türkü’nün her konuda çözüm üretme kapasitesine sahip olduğunu bir  çok örnekle gözlemlediğini, birçok insan ve kurum tanıdığını anlatan Kurttekin, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nin Dünya Bankası raporundan hareketle düzenlediği geniş katılımlı tartışma platformlarını örnek gösterdi. “O kadar iyi bir platform oluşmuştu, haftalarca tartışma sürdü. Ortak akılla çözüm, reçete  üretileceğine ve bunların yaşam bulacağına inanmıştım, olmadı…” diyen Kurttekin, “Sanırım bunun  nedeni sorunların yeterince tartışılmaması. Sorun var, herkes görüyor ama sağlıklı tartışma yapılmıyor. Herkes aynı soruna kendi siyasi perspektifinden yaklaşıyor. Böyle olunca da ortak akıl üretilemiyor...” ifadelerini kullandı.

            --ARTIK 25 YAŞINDA BİR DEVLET VAR...HERŞEY TÜRKİYE’DEN OLMAZ--

            Temel sorunlarla ilgili görüşlerini dile getirirken, kurumsallaşma ve sistem oluşturma ile kaynakların etkin kullanımında ciddi sorunlar olduğunu anlatan Büyükelçi Kurttekin, “sorunların çözümlenememesinde Türkiye’nin desteğinden kaynaklanan rahatlığın payı da var” şeklindeki yaklaşımın hatırlatılması üzerine  ise, şunları söyledi:

“Olabilir ama artık 1974 koşulları yok. Türkiye elbette destek oldu, teşvik etti ve etmeye de devam edecek, işbirliği hep sürecek. Ama her şeyi Türkiye’den beklemek yanlış artık. Her şeyi günün şartlarında değerlendirmek gerekir. ‘1974’ten sonraki yapılanmada Türkiye’nin de payı var’ deniyor. Doğrudur. Ama o durum o günün şartlarıydı. Bugün şartlar farklı, dünya da, Türkiye de değişiyor. Devlet kurdunuz 1983’te, 25 yaşına gelmiş bir devletiniz var. Bu devletin daha etkin ve daha işler hale gelmesi bizim de hedefimiz, ama bu esas olarak Kıbrıs Türkü’nün çabasına bağlı. Bu çaba olmadan sadece destekle olmaz, başarı sağlanamaz.”

             --KAYNAKLAR DOĞRU VE YERİNDE KULLANILMALI--

            Sağlıklı ve istikrarlı ekonomik gelişme için kaynakların doğru kullanımının önemini de vurgulayan Büyükelçi Kurttekin, “2006’da KKTC’ye 3 yıllık dönem için 1 milyar 875 milyon YTL kaynak aktarılmasını öngören protokol imzalandı. Bu kaynağın rasyonel olarak nasıl kullanılacağı konusunda da mutabakat imzalandı. Yerel yönetim reformu, sosyal güvenlik reformu, kamu reformu, devlet giderlerini azaltıcı ve gelirleri artırıcı düzenlemeler yapılması, KİT’lerin ıslahı gibi konular burada yer aldı. Ama mutabakatın yerine getirilmesinde yeterli mesafe alınamadı”  diye konuştu.

            Bunun nedenlerini, “Hantal bir kamu sektörü var. Bütçenin yaklaşık yüzde 40’ı ağırlıkla maaşlar olmak üzere üretken olmayan harcamalara gidiyor” diye özetleyen Kurttekin, özel sektörün kamu ile rekabet edememe durumunun da dünyadaki gelişmelere ters KKTC’ye özgü bir durum olduğuna işaret etti.

                --EK MESAİ HEDEFİ DE AŞILDI...EK MESAİ HAK MI...--

Geçmişte 10 yılda emeklilik gibi uygulamaların da sadece KKTC’ye özgü durumlar olduğunu söyleyen Büyükelçi, bütçeyle ilgili eleştirilerini sıralarken, “Ek mesailere yılın başında sınırlama getirildi, bütçeye ona göre ödenek kondu ama bu ödenek daha yılın ortasında bitti. Bu durumda bir yerde yanlışlık var. Bunun nerden kaynaklandığını bu halkın sorması gerek” dedi.

            Ek mesai konusunda, “Biz ek mesai almayız. Türkiye’de fazla çalışma verilir, ek mesai değil. Ben günde 12 saat çalışırım, hayatım boyunca tek kuruş fazla mesai almadım. Ek mesai burada ‘hak’ olarak algılanıyor. Bunun da tartışılması, doğru mu değil mi diye analiz edilmesi  gerekir” ifadelerini kullanan Kurttekin,  kaynakların etkin kullanımı için ivedi önlemlerin şart olduğunu kaydetti. 

            Büyükelçi Kurttekin, yatırımcıların karşılaştıkları güçlüklerin aşılması, bürokrasideki engellerin giderilmesi, işe gitmeden ödenen kamu görevlisi sorununun ortadan kaldırılması gibi bir dizi soruna da vurgu yaparak, “Kurumsallaşma ve sistem oluşturmada yapılacak çok şey var” dedi.

                                     --EĞİTİMDE YETKİ KİMDE...--

            Başta eğitim olmak üzere devlet yönetiminde yaşanan sorunlara ve adını koymadan sendikaların hakimiyetine de vurgu yapan Büyükelçi, özetle şu görüşleri dile getirdi:

“Devlette yetkileri kimin kullanacağına, okullarda hangi çocukların eğitim göreceğine bakanlık karar vermeli. Öğretmen tayinlerini bakanlık yapmalı. Bakanlık yapmıyorsa, bu yetkileri başkaları kullanıyorsa Kıbrıs Türkü bunu tartışmalı… Sınava giren öğrencinin önünden sınav kağıdının alındığını bir tek burada gördüm. Üstelik televizyonda gördüm… Kıbrıs Türkü eğitime çok önem veriyor, çocuklarının eğitimi için her şeyi yapıyor. Sistemde bu ana hedefi kaybettiren yanlışlar varsa Kıbrıs Türkü bunu sorgulamalı, tartışmalı…”

            Büyükelçi Kurttekin, “Sendikalar vazgeçilmez ama tüm kurumların görev tanımı iyi yapılmalı... Kişi ve sınıf çıkarları toplum ve devletin önünde olursa ilerleme olmaz… Popülizm ve siyasi endişeler ağır basarsa, doğruları yapmak zorlaşır”  ifadelerini de kullandı.

         --BAZAN İNCİNDİM… BAZAN ‘ABESLE İŞTİGAL’ DEDİM --

            Türkiye Büyükelçiliği’ne yönelik çeşitli çevrelerin eleştiri veya ithamlarını, basında zaman zaman yer alan haberleri  yorumlarken de özetle, “Benden önceki arkadaşlar neler yaşadı bilmiyorum ama ben zaman zaman ‘bu kadarı da olmaz’ dedirtecek olaylar yaşadım. Bazılarına yanıt verdim, bazıları için ‘abesle iştigal’ dedim… Ama bazılarından da temsil ettiğim devlet adına incindim”  diye konuştu.

         --BAŞBAKANLIK’TAN SORDUM...ARAŞTIRMA İSTEDİM--

            Etkilendiği olaylardan örnekler istenince de, kısa bir özet yaptı Büyükelçi…

            “…Bir grup genç duvarlara Türkiye karşıtı yazılar yazdı. Bir gazete ‘TC Büyükelçiliği gençlerin tutuklanması için polise talimat verdi’ diye yazdı. Bunun üzerine Başbakanlık’a yazı gönderdim, böyle bir olay var mı diye... Çünkü ben burada bir devletin temsilcisiyim. Araştırma istedim. Başbakanlık böyle bir durum olmadığını bana yazıyla bildirdi…”

            “…Tarım Bakanlığı’nın tohumluk için aldığı arpa hayvanlara yedirilmiş. Bazı gazetelere göre bunun sorumlusu gene TC Elçiliği...Neden...Arpaları ben mi yedirdim hayvanlara...!!”

            “Yaş haddinden emekliye ayrılıyorum. Bunu da her yerde, her vesileyle söyledim. Gene de ayrılışımla ilgili dedikodular yapıldı, yazıldı…Ama o yazan insanlar arayıp sormadı...”

            “Geçtiğimiz yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Türkiye’den gelen 100 civarında öğretmene resepsiyon verdik. ‘Türkiyeli-Kıbrıslı ayrımı yapıyor’ diye yazdılar...Bu yıl napalım diye baktık, tümünü davet edecek yerimiz de yok. O öğretmenlere ek olarak Lefkoşa’daki okul müdürlerini de davet ettik. Bu sefer de ‘büyükelçi okul müdürleriyle yemek yiyor’ diye yazdılar…Yani yapsak suç, yapmasak suç…Abesle iştigal…!”

            “…Devlet Bakanı Cemil Çiçek geldi 15 Kasım kutlamaları için. Ekonomik örgütlerle sohbet etti, dostça önerilerde bulundu… Bir gazeteci bu görüşmeyi aktarırken ‘fırça çekti’ diye yorum yaptı… ‘bizi Kars’taki yaşam düzeyine layık görüyorlar’  yönünde ifadeler kullandı...Bu beni incitti.”

            Örneklemeleri anlatırken 1800’lü yıllarda Mağusa’da zindanda yatan Namık Kemal’e atıf yapan Büyükelçi, “Kızına mektubunda iki şeyden şikayet etmiş. Sivrisinekler ve dedikodu..Sivrisineklere çare bulundu…” diye ironi yapmaktan da kaçınmadı.

             --VALİ DİYORLAR...KIBRIS TÜRKÜ’NE HAKSIZLIK--

            “Kötü ne varsa elçilikten çıkıyor”, “vali gibi davranıyor”, “elçilik hükümete talimat veriyor” gibi söylemlerin Türkiye Cumhuriyeti devletinden önce Kıbrıs Türkü’ne haksızlık olduğunu belirten Kurttekin, özetle şunları söyledi:

“Tüm konularda görüşümü açıkça ilgililere dile getirdim. Çok samimi diyaloglarım, ilişkilerim oldu. Benim bu görüşlerimi dile getirmem içişlerine müdahale olarak algılanmamalı. Her konuda, her sorunda görüşüm varsa söyledim, yapabileceğim varsa benim ve devletimin yaparız, ama her zaman her konuda çözüm sizsiniz, Kıbrıs Türkü’dür. Daha deneyimliyiz, yanlışları yaparak öğrendik ve en önemlisi bu devletin kurumsallaşmasını, Kıbrıs Türk halkının gelişmesini istiyoruz. Bu nedenle katkımız olacak, olmalı, ama Kıbrıs Türkü kendi iç dinamikleriyle çözüm üretmeli...”

                                 --YERİNE KİM ATANIYOR...--

            Görevden ayrılmasıyla yerine kimin atanacağı konusunda bilgisi olmadığını da söyleyen Kurttekin’e, “İstanbul Valisi’nin Lefkoşa’ya büyükelçi atanacağına” ilişkin basın haberlerini de sorduk. “Bilgim yok” diyen Kurttekin, Türkiye’de dışişleri kadroları dışından büyükelçi atamasına hukuki engel bulunmadığını da ekledi. (GÜR/CAN)                                                                                                                    

 
TÜRK-SEN 54 YAŞINDA...

--TÜRK-SEN 54 YAŞINDA...

--BIÇAKLI: “TEMENNİ VE ARZUMUZ ADİL, KALICI, YAŞAYABİLİR BİR ÇÖZÜMLE ADAYA BARIŞ VE HUZURUN GELMESİ”

 

            Lefkoşa, 13 Aralık 08 (T.A.K.):-Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla iki lider arasında başlatılan görüşmeleri desteklediklerini belirterek, temenni ve arzularının adil, kalıcı, yaşayabilir bir çözümle adaya barış ve huzurun gelmesi olduğunu kaydetti.

            Bıçaklı Türk-Sen’in kuruluşunun 54’üncü yıldönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, Türk-Sen’in kuruluşundan bu yana, hür, demokratik düşünce yapısıyla gerek içte, gerekse uluslararası platformda Kıbrıs Türk işçisinin, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin sesi olma yolunda büyük bir kararlılıkla çalıştığını vurguladı.

            Türk-Sen’in uluslararası platformda Kıbrıs Türk işçisini temsil etmenin ve sesini duyurmanın gururunu yaşadıklarına işaret eden Bıçaklı, “dünyayı saran ekonomik krizin ülkemizde de hissedildiğini üzülerek görmekteyiz. Hükümetin krizi bahane ederek, her ne sebeple olursa olsun, işten çıkarmalara veya buna benzer çalışanı mağdur edecek teşebbüslere karşı sesiz kalmayacağımızı ve kararlı adımlarla sonuna kadar mücadele edeceğimizi vurgularız” dedi. 

(TUĞ/PHA)

 
UBP GENEL SEKRETERLİĞİNE YENİDEN NAZIM ÇAVUŞOĞLU SEÇİLDİ

--UBP GENEL SEKRETERLİĞİNE YENİDEN NAZIM              ÇAVUŞOĞLU SEÇİLDİ

  Lefkoşa, 13 Aralık 08 (T.A.K).-KKTC’deki ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekterliğine yeniden Nazım Çavuşoğlu seçildi.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Parti Meclisi, tek aday olan Çavuşoğlu’nu oybirliğiyle bu göreve getirdi.

Lefkoşa Atatürk Meydanı’ndaki  Genel Merkez’de bu sabah toplanan Parti Meclisi, genel sekreter seçiminin ardından gündemindeki diğer bir konu olan genel yönetim kurulunu da seçti.

            Ulusal Birlik Partisi (UBP)’nin 29 Kasım’da yapılan 17’nci Olağan Kurultayı’nda seçilen parti meclisi üyeleri, 4 Aralık’ta yaptıkları ilk toplantıda, genel sekreter ve genel yönetim kurulu seçimlerinin bugün yapılmasını kararlaştırmıştı.

            Kurultay’dan sonra en yetkili karar organı olan UBP Parti Meclisi, kurultayda seçilen 50 üyenin yanı sıra partili milletvekilleri, belediye başkanları ve Genel Başkan tarafından atanan 5 kişiden oluşuyor.

                                                           -- EROĞLU--

Toplantının başında konuşan UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, bugünkü seçimlerin ardından tüm organlarının oluşumunu tamamlayacak olan UBP’nin, bundan sonra gündemindeki tek konunun seçime hazırlanmak ve iktidar olmak olduğunu kaydetti.

Bunun için kurultayı unutmak ve her an seçim olacakmış gibi hazırlanmak gerektiğine vurgu yapan Eroğlu, bunun için partinin yetkili organlarına önemli görevler düştüğünü söyledi.

Yeni yılın hareketli bir yıl olacağını belirten Eroğlu, öncelikle bütçe görüşmelerinde anamuhalefet olarak görevini yapacak olan UBP’nin, yılbaşından itibaren de seçime hazır hale gelmek için canla başla çalışması gerekeceğini kaydetti.

-- “EN GEÇ NİSAN-MAYIS’TA SEÇİM TARİHİ VEYA SEÇİM…”

Eroğlu, “özellikle hükümet kanadında ortaya çıkan bazı rahatsızlıklar, bazı çatlaklar, bu hükümetin en geç nisan-mayıs aylarında, seçim tarihini belirleme veya o tarihlerde seçim yapma mecburiyetini gündeme getirecektir” şeklinde konuştu.

Eroğlu, Rum Yönetimi Eski Lideri Tasos Papadopulos’un ölümü dolayısıyla Rum halkına başsağlığı da diledi. (ÖK/PHA) 

 
CUMHURBAŞKANI TALAT, BRÜKSEL’DE SOLANA’YLA GÖRÜŞTÜ

 

Brüksel, 10 Aralık 08 (T.A.K/ÖZGÜL GÜRKUT MUTLUYAKALI):-Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Brüksel’de AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana’yla görüştü.

Brüksel’e dün gelen Talat, temaslarının ikinci gününde sabah kahvaltısında Brüksel’deki bazı yabancı gazetecilerle biraraya geldi ve onları Kıbrıs konusunda bilgilendirdi.

Associated Press, Reuters, Euronews, Le Monde başta olmak üzere Brüksel basınının da katıldığı toplantıda Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs konusundaki son gelişmelerle ilgili bilgi verdi ve soruları yanıtladı. Daha sonra AB Konseyi binasına giden Cumhurbaşkanı Talat, AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana’yla görüştü.

Cumhurbaşkanı Talat’a görüşme sırasında KKTC’nin Brüksel Temsilcisi Yalçın Vehit, Özel Kalem Müdürü Asım Akansoy, Cumhurbaşkanlığı AB İşleri Sorumlusu Armağan Candan, Başbakanlık AB Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Erhan Erçin, Cumhurbaşkanlığı AB Danışmanı Mert Ersin eşlik etti.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, görüşmenin ardından Brüksel temasları ile ilgili basın toplantısı düzenleyecek.

Cumhurbaşkanı Talat’ın Brüksel temasları yarın da yoğun geçecek. Talat yarın, İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband ile görüşecek, ayrıca Finlandiya Dışişleri Bakanı Alexander Stub ve 1 Ocak’tan itibaren AB Dönem Başkanı olacak Çek Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı  Karel Schwarzenber’le de biraraya gelecek. (GÜL/SEL)                                                          FOTOĞRAFLI

 

 
CUMHURBAŞKANI TALAT TEBRİK KABUL ETTİ

--TALAT: “KIBRIS RUM TARAFINI KIBRISLI TÜRKLERİN VAR OLAN DOĞAL  HAKLARINI TANIYARAK, KIBRIS SORUNUNU BİRLİKTE ÇÖZMEYE DAVET ETTİ”

--“MÜZAKERELERİ HIZLI BİR ŞEKİLDE 
SONUÇLANDIRMAK                                                                              İÇİN YOĞUN
BİR ÇALIŞMA İÇİNE GİRMEMİZ GEREK”

             Lefkoşa, 8 Aralık 08 (T.A.K.):-Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Rum tarafını, Kıbrıslı Türklerin var olan doğal haklarını tanıyarak, Kıbrıs sorununu birlikte çözmeye davet etti.

            Talat, Kıbrıs Rum Yönetimi’nden bu konuda bir kez daha esnek davranmalarını isteyerek, “Kıbrıslı Türklerin siyasi eşit bir halk olarak bu ortaklıkta yer alması için esnekliğin gerekli olduğunu ve bu çerçevede müzakereleri hızlı bir şekilde sonuçlandırmak için yoğun bir çalışma içine girmemiz gerektiğini vurguluyorum” dedi.

--HALKLA BAYRAMLAŞTI--

            Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanlığı’nda halkla bayramlaştı.                                 

            Talat’ın tebrik kabulü, Cumhurbaşkanlığı’nda 11.00–12.00 saatleri arasında yer aldı. Eşi Oya Talat’la birlikte tebrik kabul eden Talat’ı, vatandaşlar ile devlet ve hükümet yetkilileri kutladı.

--TALAT –

            Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat tebrik kabulü sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Talat tüm Kıbrıslı Türkler ve İslam aleminin bayramını kutlayarak, tüm dünya insanlarına barış ve mutluluk diledi.

            Bayramların dostluk ve kardeşliklerin pekiştirildiği, kavgalıların birbiriyle durumunu tekrar tekrar gözden geçirdiği, barışı yakalamak için çalıştığı gün olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Talat, Kurban Bayramı’nın İslam aleminin en kutsal bayramlarından biri olduğunu vurguladı.

--“KIBRIS SORUNUN ÇÖZÜMÜNÜ DİLİYORUM”--

            “Ülkemizde, yurdumuzda hem iç barışımızı, toplumsal barışımızı, insanlarımızın birbiriyle yakınlığını kardeşliğini, birbirine hoşgörüyle yaklaşmasını, kavgalıların barışmasını, toplumsal sorunlara el birliğiyle çözüm bulmak için birlikte çalışılmasını ve bunun iyice değerlendirilmesini diliyorum” diyen Cumhurbaşkanı Talat,  Bayramın anlamı çerçevesinde, kronik hale gelmiş Kıbrıs sorunun çözümünü de diledi.

--GÖREVİMİN BİLİNCİNDEYİM--

Kıbrıs sorununun çözümü konusunda kendilerine çok önemli görevler düştüğünün bilincinde olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Talat, bunun için yoğun olarak çalıştıklarını, zorluk ve sıkıntıları aşmaya çalıştıklarını söyledi.

            Cumhurbaşkanı Talat, sorunları aşmanın her zaman kolay olmadığına dikkat çekerek, Kıbrıs sorunun Birleşmiş Milletler zemininde, devam eden süreçte ortaya çıkan parametreler doğrultusunda çözülebileceğini ifade ederek, bunun; iki kesimli, iki halkın siyasi eşitliğine dayanan, iki kurucu devletin eşit statüde yeni bir ortaklık olacağını ve bunun da bütün dünya tarafından bilinmekte olduğunu vurguladı.

--KARŞILIKLI İYİ NİYET ŞART--

            Tüm bunları sağlayabilmek için çok yoğun çalışmakta olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, sorunlarının çözümünün sadece  kendilerinin iyi niyetiyle değil, karşı tarafın da iyi niyetli davranması gerektiğini belirtti.

            Talat, “Bu bayram gününde Kıbrıs Rum tarafına, Kıbrıslı Türklerin var olan doğal haklarını tanıyarak Kıbrıs sorununu birlikte çözmeye davet ediyorum. Bir kez daha bu konuda esnek davranmalarını, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşit bir halk olarak bu ortaklıkta yer alması için esnekliğin gerekli olduğunu ve bu çerçevede müzakereleri hızlı bir şekilde sonuçlandırmak için yoğun bir çalışma içine girmemiz gerektiğini vurguluyorum” dedi.

--PAPADOPULLOS’A ACİL ŞİFALAR...--

            Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bir soru üzerine Rum Yönetimi eski lideri Tasos Papadopullos’u şu anada ziyaret etmenin planları arasında bulunmadığına işaret ederek, “Papadopullos şu anada yoğun bakımda olduğu için ziyaret edilecek bir durumu olmadığını biliyorum. Şu an için kendisini ziyaret etmek gibi bir planım yok. Şu an için durumunun çok kritik olduğu söyleniyor, kendisine acil şifalar diliyorum”  
 
<< Başlat < Önceki 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 Sonraki > Son >>

Sayfa 122 > 130
  TKA 2008